A-V Greft Komplikasyonları

A-V Greft Komplikasyonları

GREFT KOMPLİKASYONLARI 

Greft Enfeksiyonu:

Greft enfeksiyonu operasyon sonrası erken dönemde görülebileceği gibi greft kullanılmaya başladıktan sonrada görülebilir. Enfeksiyonun ilk belirtileri ağrı, ödem, kızarıklık, bölgesel ısı artışı ve pürülan akıntıdır. Bu belirtilerden biri greftli kolda izlendiğinde, diyaliz hekimine haber verilmelidir. Asla enfekte bölgeden, grefte iğne girişi yapılmamalıdır. Bu bakterilerin direkt olarak kan dolaşımına karışarak bakteriemi ve septisemi tablosuna yol açabilir. Greft enfeksiyonlarının önemli bir sebebi uygunsuz iğne giriş teknikleridir. Aseptik şartların sağlanmaması ve uygun kanülasyon tekniklerinin kullanılmaması, greft enfeksiyonu gelişme riskini artırır. Greft enfeksiyonu için uygun antibiotik tedavisi ve yara bakımı esas yöntemdir. Sorunlu vakalarda cerrahi debridman ve enfekte greftin çıkarılması gerekir.

Greft Trombozu:

Greftlerde en sık görülen komplikasyondur. Greftlerin 1 yıllık açık kalma oranları % 50-80 arasında değişmektedir. Hipotansiyon ve hiperkoagülopatiler greft trombozu için risk faktörleridir. Greftin muayenesinde thrill veya üfürüm hissedilemiyorsa greft trombozu gelişmiştir. Bu durumda kanülasyon yapmaktan kaçınılmalıdır. Hasta ileri inceleme ve cerrahi müdahale için en kısa sürede damar cerrahına yönlendirilmelidir. Greft trombozu saptanan hastalarda, seçkin tedavi yöntemi hemen trombektomi uygulanmasıdır.

Pseudoanevrizma:

Pseudoanevrizma oluşumundan hep aynı yerden yapılan iğne girişleri sorumludur. Bu hastalarda greftin dışında nabız alınan bir kitle oluşur. Bu bölümde hematom,enfeksiyon ve rüptür gelişme riski artmıştır. Grefterde oluşan pseudoanevrizmalar greftin erken dönemde kullanım dışı kalmasına sebep olabilir. Bu sebeple greft kullanımında iğne giriş yerleri her seansta değiştirilmelidir.

Hematom:

İğne giriş bölgesinde oluşan kontrolsüz kanamadır. Greftten çıkan kan ciltaltında kızarma ve şişlik oluşturur. Hematom gelişen bölgeden giriş yapılmamalıdır. Genellikle grefte iğne girişi esnasında oluşur. Diyaliz seansında iğnenin yerinden kımıldaması ve çıkmasıda hematoma yol açabilir. Bu sebeple diyaliz seansı boyunca iğne giriş yerleri hemşirenin görebileceği konumda olmalıdır. Ayrıca diyaliz sonrası uygun süre baskı uygulanmaması da hematoma yol açabilir.Diyaliz sonrası kanama durmadan hasta diyaliz salonunu terk etmemelidir.Ciddi hematomlarda hematomun boşaltılması ve greftin cerrahi olarak tamir edilmesi gerekebilir. Bu durumlarda hasta damar cerrahına en hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmalıdır.

Seroma:

Greftin çevresinde steril sıvı toplanmasıdır. Greftin gözenekleri arasından serumun doku içine sızması veya greft materyaline karşı dokuların verdiği reaksiyon seroma oluşumundan sorumlu tutulmuştur. Seroma oluşumu greft enfeksiyonu için zemin yaratır. Bu sebeple seroma geliştiğinde profilaktik antibiotik tedavisi ve sıvıyı greftten uzaklaştıracak müdahaleler (aspirasyon, debridman)  gereklidir.

İskemi:

Diyaliz hastalarında greftli kolda operasyon sonrası erken dönem veya sonrasında iskemi (dolaşım bozukluğu) izlenebilir. Kolda gelişen iskeminin belirtileri kolda şiddetli ağrı, soğukluk, distal nabızların yokluğu, morarma, elde his ve hareket kaybıdır. Bu bulgular izlendiğinde diyaliz hekimine bilgi verilmelidir. Diyaliz hekimi bu bulguları değerlendirerek gerekli gördüğünde hastayı damar cerrahına göndermelidir. Akut gelişen iskemide ilk 6 saat içinde yapılacak müdahale çok önemlidir. Geciken vakalarda iskemik tablo cilt ülserleri, gangren ve ampütasyonla sonuçlanabilir.Bu sebeple her diyaliz seansı öncesi ve seans esnasında el dolaşım bozukluğu açısından takip edilmelidir. Diyalizin son saatlerinde başlayan şiddetli ağrı, dolaşım bozukluğu açısından ilk uyarı olabilir.

Leave a Comment

Name*

Email* (never published)

Website